Sıkıldıysan Şansını Dene

İnsanlar sürekli şans yanımda olsun ister ve şansını türlü türlü şans oyunlarında dener. Özellikle çalışma yaşamında kendini insan çok şanslı hissetmez. Çünkü düşük ücretlere ve fazla mesailere katlanarak ömrünü geçirmek insana zor gelir. Bu da maalesef insanları türlü türlü şans oyunlarına götürür. Dışarı çıktığınızda bir çok şans oyunu merkezi ve bayiler görürsünüz. Dikkatli bakın çünkü görebileceğiniz birçok yerden çok daha kalabalık yerlerdir. İnsanlar birbirinin üstüne yıkılmış şu mu kazanır bu mu gelir, onu yazma bunu yaz, ben şuna oynadım gibi sorular ve bağırışmalar bu yerlerde sıkça duyulur.

Hastanede bir çalışan olduğunuzu düşünün aldığınız ücret yetersiz, çalışma saatleri uzun ve gece nöbetleri bitmiyor. İşte bu anda insanın elinin altında olan teknoloji sizi her an her saniye şans oyunlarına yönlendiriyor. Özellikle bu konuda erkekler çok daha hırslı, bunun neden böyle olduğunu da bir genetik bilimci ya da nörolog ile konuşarak size anlatmasını isteyebilirsiniz. En basit anlatımıyla tarihler boyu evrim sürecinde erkek kazanma ve başarı gösterme odaklı olmuştur. Ayrıca misyon olarak da rakiplerini sürekli yenme güdüsü ile doldurulmuştur erkek. Bilgisayar oyunlarına da neden erkeklerin daha çok ilgi duyduğunu buradan anlayabilirsiniz. Konuya geri dönecek olursak elinizin altındaki bu teknoloji ile hemen bir casino oyunu örneğin Ruby Fortune kumarhane gibi bir platforma girerek, başlar insan şansını denemeye. İşte bu noktada yavaş yavaş kazanma hırsı ile dolar sıkıntılı saatlerinizi geride bırakırsınız. Bağımlılık noktasına gelebilecek bu durum sizi hastanelerde psikolog kapılarında beklemeye kadar götürür. Bu sefer de bundan kurtulmak için paranızı harcarsınız. En iyisi mi, siz siz olun hayatınızdan bıkıp kendinizi bu platformlarda vakit harcamak yerine kendinize yeni bir şeyler öğrenmek için yatırımda bulunun.

Aslında sadece şans oyunları değildir, bağımlılık yaratan. İnsanlar farkında olmadan tüketim bağımlısına da dönüşmüş durumdadır. Aldığımız ücretlerin yetersizliğinden dem vurur ancak kendimizi alışveriş merkezlerinde en pahalı saate bakarken ya da 10.000 liralık telefon taksitine girerken buluruz. Bu da aslında hayatın kumarıdır. Sizin içinden çıkmanıza hiç bir zaman izin vermez ve yine kendinizi hastalanmış olarak bulursunuz. Siz en iyisi uyanık olun.