Sağlık sektöründe çalışmak herkesin kabul edebileceği gibi yapılabilecek en zor meslekler arasındadır. Çünkü gün içerisinde hastanelere gittiğinizde ağır bir yaralı ya da hasta görürseniz içiniz sızlayabilir. Ancak çalışanlar bu tip hastalar ile gün boyu ilgilenmek zorundadır. Bu sebeple sağlık sektörü çalışanı olmak, herkesin rahatlık ile yapabileceği bir meslek değildir. Hastalar olarak hastanelere gittiğimiz de çalışanlara sırf bu sebepten dolayı bile yeterli saygıyı göstermemiz gerekir.

Kimsenin hayatında memnuniyetlik ölçüsünü gösteren rakamalar yoktur. Ancak insanların yüzünden bu memnuniyetin ölçüsü birazda olsa anlaşılabilmektedir. Hastanelere gittiğimizde de çalışanların çok rahat olmadığını ya da mutsuz olduklarını yüzlerinden anlayabilirsiniz. Aslında bu mutluluk düzeyini artırmak zor değil, sadece ülke olarak mutlu olmayı çok istemeyen bir ülke görünümündeyiz. Bunu da değiştirmenin yolu insanlara küçük yaşlardan itibaren, okullarda sadece davranış eğitimleri ve toplum huzurunu nasıl daha fazla artırabileceğine yönelik bir eğitim sistemi ile sağlayabiliriz.

Diğer derslerde tabi ki önemli ancak, önce her şeye karakteristik refah düzeyini artırmakla başlanmalıdır. Hatta gerekirse temel dersler dışında diğer derslerin bir kenara bırakılmasını gerektiriyorsa bile yapılmalıdır. Fizik, matematik, kimya, biyoloji, tarih ve coğrafya gibi dersleri öğrenecek çok zamanımız var, ama insan olma eğitimi bir kez kaçtı mı bir daha geri gelmiyor. Bunu yaparsak gelecek tüm yaşam alanlarımızda çok daha huzurlu ve öz güvenli bir topluma dönüşebiliriz. Bu da ister istemez tüm çalışmalardaki başarıyı artıracak, çalışanlar ise çok daha rahat bir ortama kavuşabilecektir. Aslında bu sadece çözümün küçük bir parçasıdır. Bunun yanında aynı anda çalışması gereken mekanizmalarda birlikte çalıştırılmalıdır. Aksi takdirde çözümü tam olarak sağlayamayız.

Hastanelerde çalışmanın zorluklarını uzun uzadıya anlatabiliriz. Ancak ülke olarak tüm konularda olduğu gibi bu konuda da gerekli atılımları gerçekleştiremiyoruz. Ülke olarak süre bazında çok çalışan ama verimlilikte son sıralara demir atmış bir ülkeyiz. İnsanlar normal mesai saatlerinin çok üstünde çalıştırılmakta karşılığında ise fazla mesai ücretini bile alamamaktadır. Maalesef birçok yönetici koltuğunda ki kişilerde, bu durumdan önceleri yakınırken, koltuğundaki rahatlık ile bunu değiştirmek için herhangi bir girişimde bulunmamaktadır. Negatif çalışanlar döngüsünü sistemden atmak için eğitimi değiştirmek şart.